Zamanı Doğru Kullanmanın Yolları

78 Sene bu rakam Türkiye’deki sıradan bir insanın beklenen yaşam süresi, eğer Almanya’da yaşıyorsanız bu rakam 81, Japonya’da 83, Hindistan’da 68 ve Somali’de 55 78 sene. Fakat bu senelerin hepsi size ait değil. Eğer normal bir insan gibi günde 8 saat uyuyorsanız hayatımızın üçte birini uykuda geçiriyorsunuz böylece 78 sene 53 seneye düşüyor. Eğer 10 sene okula gidip 3 senede üniversite okuyorsanız eğitiminiz için toplam yaşam beklentinizin 3 senesini feda etmiş oluyorsunuz ve geriye 50 sene kalıyor, 45 sene boyunca geçimini sağlamak için haftada ortalama 40 saat çalıştığınızda yola çıkar isek hayatınızın toplam 93600 saatini ya da 12 senesini çalışarak geçirmiş olursunuz.

Geriye kaldı 33 sene. Birçok araştırmalara göre 65 yaşın üzerinde olan insanların yüzde 68 i şeker hastalığı ve tansiyon gibi hastalıklara mustarip oluyorlar. Hatta çoğu insan bakıma bile muhtaç oluyor. Yani 65 ile 78 yaş arasındaki yaşantımız büyük olasılıkla hayatın tadını çıkarabileceğimiz ve hayallerimizi gerçekleştirebileceğimiz bir zaman değil. Bu 13 seneyi de çıkarınca hayatını yaşamak için size geriye kalan zaman 20 sene sıradan bir insan hayatının yüzde 10 unu yemek yapmak, yemek yemek, ihtiyaçlarını gidermek ve vücut bakımı gibi aktivitelerle geçiriyor.

Bu neredeyse 8 sene yapıyor ve geriye kalıyor 12 sene şimdiye kadar saydım. Aktivitelerin mecburi ve standart olduklarında herhalde hemfikirdir. Hayatımızı yaşayabilmek için mecburen yerine getirmeliyiz. Bu demektir ki hayatımızda istediğimiz yapabileceğimiz sadece 12 senelik boş zamanımız var. Bu toplam 12 sene nasıl geçileceğini herkes kendisi karar verebiliyor. Mesela boş zamanınızın 3 senesini sevdiklerinizle güzel aktiviteler yaparak geçirebilirsiniz. Öteki 3 senesini hobilerin izle mesela spor yaparak ve geriye kalan 6 senesini hayattaki hayallerinizi gerçekleştirmek için kullanabilirsiniz. Fakat çeşitli araştırmalara göre Türkiye’de ortalama günlük akıllı telefon kullanımı 4 saatten fazla, telefon kullanımına 15 yaşında başlatıldığından yola çıkar isek hayatımızın 10 buçuk senesini telefonun başında geçiriyoruz ve geriye kaldı bir buçuk sene, herhalde bu zamanında arkadaşlarımızla ailemizle geçiriyoruz dur. Belki ben bu kadar çok telefon kullanmıyorum diyorsunuzdur.

Çeşitli araştırmalara göre Türkiye günlük televizyon izleme oranı 5 buçuk saat ve televizyon izlemeye çoğu çocuklar 5 yaşındayken başlıyorlar. Yani bu araştırmalara göre hayatımızın 146.547 saatini ya da 16 senesini televizyon karşısında geçiriyoruz. O halde eksi 4 senemiz kalıyor yani hayallerimizi gerçekleştirmeye bir kenara bırakın mecburi görevlerimizi yerine getiriyoruz. Sonuç olarak hayatınızı dolu dolu yaşamak için bu hesaba göre sadece bir buçuk senemiz var. Size bir tek şey sormak istiyorum.

Zamanı Doğru Kullanmanın YollarıŞu anda kendinizi nasıl hissediyorsunuz, bu yazıda size sunduğum hesap sizi üzdü mü sevindirdi mi, şaşırttı mı? Ya da sinirlendirdi mi?

Çünkü bu yazıyı okurken hissettiğimiz duygular size kendi hayatınız hakkında çok önemli şeyler anlatıyor. Peki ne yapmamız lazım? Evet, hayatımızın 93.600 saatinde yani toplam 12 senesinde para kazanıp geçimimizi sağlayabilmek için çalışıyoruz. Peki sevdiğimiz ve anlam yükleğimiz bir işte çalışsa da nasıl olur o zaman bu 12 sene boşa gitmemiş olur. Hayatımızın 8 senesini yemek yapmak ve karnımızı doyurmak gibi aktivitelerle geçirdiğimiz öğrenmiştik.

Ama bu olayı da farklı bir bakış açısından değerlendirebiliriz. Eğer elimizden geldiği kadar en sağlıklı ve lezzetli yemekleri hazırlayıp sevdiklerimizle yer isek yaşlanınca hasta ve bakıma muhtaç olma ihtimalini düşünebiliriz. Böylelikle ileride hayatın tadını çıkarabileceğimiz daha çok zamanımız olur. Ayrıca mesela akşam yemeğine her zaman ailecek ve sevdiklerinizle yemeye dikkat edebilirsiniz. Böylelikle hem sağlıklı beslenerek geleceğinize yatırım yapmış olursunuz ve anı yaşayarak lezzetli bir akşam yemeği yiyip sevdiklerinizle zaman geçirmiş olursunuz. Böylece bu 8 senenin çoğunu en iyi şekilde değerlendirmiş olursunuz.

Lütfen oturup düşünün, sevdiğiniz insanlarla vakit geçirirken gerçekten anın tadını çıkarıyor musunuz?

Ya da ikide bir telefonumuz ama bakıyorsunuz, çoğu insan şuan ki anı yaşamak yerine ya geçmişteki olaylara takılır. Ya da gelecekle ilgili umutları ya da korkuları hakkında düşünürler. Bir dahakine annenizle babanızla zaman geçirirken unutmayınız ki onlar sonsuza dek yaşayacaklar. O yüzden o anın değerini bilin bir dahakine çocuklarınızla ilgilenirken hatırlayın ki zamanı gelince başka bir şehire ya da hatta ülkeye taşınma ihtimalleri var. Bu yazıdaki gördüğünüz rakamlar sizin hayatınız için birebir geçerli olup olmadığı o kadar önemli değil.

Bu Yazının amacı size sadece bir şeyi hatırlatmak. Bu hayattaki zamanımız kısıtlı ve en değerli sermayemiz zamanımız isteseniz de istemeseniz de bilincinde olsa da olmasa da zamanımız git gide azalıyor. Eğer sevmediğiniz bir işte çalışıyorsanız hayatınızın 12 senesinden vazgeçmiş oluyorsunuz. Eğer sağlıklı beslenmeyi ve emekliliğine maddi yönden hazırlanıyor sanız, 13 seneden daha büyük olasılıkla vazgeçmiş oluyorsunuz. Eğer boş zamanlarımızı telefonu ya da televizyonun karşısında israf ediyorsanız 12 sene daha çöpe atmış oluyorsunuz, bir karar vermelisiniz.

Hayatınız en iyi şekilde yaşayıp hayallerinizi gerçekleştirmek istiyormusunuz.

Yada size bu dünyadaki hediye edilen zamanı boş ve anlamsız aktivitelerle sürekli anı yaşamaya, rock ve geleceğe ya da geçmişe takılarak mı geçirmek istiyorsunuz? Hayatın ne kadar kısa olduğunu anlayıp hayatımızın sorumluluğunu kendi elimize almamız gerekiyor. Size patronunuza gidip istifayı basın demiyorum. Ya da eğer öğrenciyseniz okulu ya da üniversiteyi bırakın da demiyorum ama hayal ettiğiniz hayatı yaşayabilmeniz için yollar ve metodlar var. Bu yazının amacı size bu yolları ve metotları öğretmek sizler için yazılar hazırlayacağım.

Yazılar genel olarak 2 önemli hedef hakkında olacak bir kişisel gelişim ve 2 finansal hürriyet, kişisel gelişim yazılarım sizi zihinsel olarak başarılı olmaya hazırlayacak. Çünkü hayalinizdeki hayata kavuşabilmek için hayatınızın sorumluluğunu kendi elinize almalısınız. Hayallerinizi gerçekleştirmek için çok çalışmalısınız ve disiplinli olmalısınız. Sizi bu yolda kişisel gelişim yazıları destekleyecek. Zihinsel yönden başarılı olmaya hazır olduktan sonra finansal hürriyet yazılarım devreye girecek.

Maalesef ülkemizde konu para olunca insanların çoğu sanki ayıp bir şey hakkında konuşuyormuşuz gibi davranıyorlar. Ayrıca maalesef milletimizin finansal eğitimi gerçekten çok kötü. Almanya’da finans bölümünde lisans ve yüksek lisans eğitimi almış birisi olarak ve Avrupa’nın en büyük borsası olan Frankfurt borsasında sörf ailenin modla unvanını kazanmış birisi olarak size şunu söyleyebilirim, eğer gerçekten dişinizi sıkıp çok çalışıp ve size öğreteceğim şeyleri uygular iseniz 5 ile 10 sene içerisinde hiçbir finansal sıkıntınız olmadan güzel bir hayat yaşamanız mümkün. O yüzden sitemi takip eden ve kişisel gelişim ve finansal hürriyet yolculuğunuzu başlatın. Hayat çok kısa ve ne zaman biteceğini bilmiyoruz. O yüzden geç kalmayın.

Yorum Yaz

7 + 2 =