Para Mutluluk Getirir mi? | Para Mutluluğu Satın Alabilir mi

Mutlu bir hayat yaşayabilmek için ne kadar paraya ihtiyacımız vardır? Para söz konusu olunca çoğu insanın hayallerinde, hedeflerinde zengin olmak, lüks villalarda oturmak, hızlı spor arabaları sürmek ve pahalı tatiller yapmak vardır. Fakat maalesef bir toplumda her insanın zengin olması mümkün değildir ve her insanın bireysel hayat şartlarından dolayı zengin olma şansları ve imkanlar da aynı değildir. Ayrıca çeşitli bilimsel araştırmaların sonuçlarına göre zaten mutlu bir hayat yaşayabilmek için, zengin olmanız gerekmiyor, fakat parasızlık ve ekonomik sorunların mutsuzluğa sebep oldukları da çeşitli araştırmalarda kanıtlandı. Bu yüzden bu yazıda para ve kişisel finans hakkında çok önemli konuları işleyeceğim, ilk önce sizlere kişisel finans piramidi ve çeşitli finansal sınıfları tanıtacağım.

Böylelikle siz kendi finansal durumunuzu daha iyi değerlendirebilecek siniz. Bundan sonra bir bilimsel araştırmanın sonuçları bazında mutlu olmak için hangi finansal sınıfta olmamız gerektiğini analiz edeceğiz. Ayrıca daha yüksek finansal sınıflara yükselme imkanları ve yollar hakkında konuşacağız ve son olarak finans ve para alanlarında hedef koymak hakkında kendi metodumu sizlerle paylaşacağım.

Geçen aylarda para hakkında özel bir yazı paylaşmıştım. O yazıda parayı ürünler ve hizmetler elde etmek için kullanılan bir değişim aracı olarak tanımlamıştık. Kısacası ne kadar çok paranız varsa o kadar çok imkanlarımız vardır. Bu kişisel finans piramidini çeşitli finansal sınıfların sundukları maddi imkanlara göre oluşturdu.

Para Mutluluk Getirir mi? | Para Mutluluğu Satın Alabilir miDetaylara girmeden önce kısaca her sınıfı tanıtmak istiyorum. En düşük finansal sınıf maaştan maaşa yaşayan sınıftır. Eğer bu finansal sınıfta insanız büyük olasılıkla borçlarımız mal varlığımızdan daha yüksektir ve harcadığınız her kuruşa dikkat etmelisiniz ve paranın yokluğu büyük olasılıkla hayat kalitenizi negatif etkiliyor. Alttan ikinci finansal sınıf ise markette finansal hürriyetine kavuşan insanlardır.

Bu sınıfa 10.000 tl ile 50.000 tl arasında sermayesi bulunan insanlar düşüyor. Şu anki sermayeniz çok basit, bir şekilde hesaplayabilirsiniz. Toplam mal varlığınız eksi borçlarınız, mesela İstanbul’daki yaşam iç anadolu da ufak bir kasabada yaşamdan genel olarak çok daha pahalı olduğu için her sermaye grubu için belli bir tolerans payı ekleme gereği duydum. Mesela 50000 tl sermayesi bulunan bir insan için market alışverişinin 10 tl yada 50 tl daha yüksek tutması finansal yönden o kadar çok sıkıntılı olmaz. Bu yüzden eğer bu sermaye grubu’nda bulunuyorsanız, markette finansal hürriyetini kazanmış olursunuz. Kısacası market alışverişinizde canınız bir şey çekerse ya da sevdikleriniz sizden özel bir şey isterlerse hiç tereddüt etmeden 20 tl, 30 tl daha fazla ödeyerek istediğiniz şeyi satın alabilirsiniz. Eğer maaştan maaşa yaşıyorsanız harcadığınız her TL hakkında 10 sefer düşünmelisiniz ve bu sınıfta bulunan bir kişi bir sınıf yükselmeyi başararak market alışverişinde finansal hürriyetini kazanırsa hayat kalitesi ciddi bir şekilde artar.

Alttan üçüncü finansal sınıf ise lokantada finansal hürriyet’e kavuşan insanlardır. Eğer bu sınıfta bulunuyorsanız fiyatları düşünmeden istediğiniz lokantada istediğiniz şeyi yeme imkanımız vardır. Bu sınıfa 50000 tl ile 500.000 tl arasında sermayeye sahip olan insanlar düşüyor ve lokantadaki bir hesabın 100 tl yerine mesela 300 tl tutması o kadar büyük sıkıntı yaratmaz. Bu 2 grafiği nasıl okunması gerektiğini herkes anlamıştır. Herhalde bu yüzden geriye kalan sınıfları aynı şekilde açıklamayacağım. Tabiki her insanın hayat koşulları ve yaşam tarzı farklıdır ve bu yüzden bazı kişiler 300000 tl ile mesela tatil konusunda finansal hürriyetine kavuşabilir. Fakat bu yaptığım sınıflandırmalar sizlere bir oryantasyon ve sistem veriyor.

Bireysel hayat koşullarını göz önünde bulundurarak bu finansal sınıflar için kendi sermaye sınırlarınızı belirleyebilirsiniz ve zaten şu anki durumunuzu en iyi kendiniz değerlendirebilirsiniz. Bu yüzden bu yazıyı sonuna kadar okuduktan sonra elinize bir kağıt ve kalem alarak bireysel hayat şartlarının bazında her finansal sınıf için kendi sermaye sınırlarını tespit etmenizi ve şu anki durumunuzu değerlendirmenizi tavsiye ederim.

Bir insanın finansal durumunu değerlendirmek için aslında şu 3 faktörü detaylı bir şekilde analiz etmemiz gerekiyor.

Bir sermayesini, 2 aylık gelirlerini ve 3 aylık giderlerini, mesela 35 yaşının altındaki insanlar için en önemli faktör aylık gelirleri ve bu gelirlerin artışıdır. Fakat insanların yaşlar ilerledikçe sermayeleri daha çok önem kazanıyor. Yani şu anki durumumuzda maaştan maaşa mı yaşıyorsunuz, ya da market alışverişinde istediğinizi alabilecek seviyede misiniz? Peki lokanta ve tatil konusunda durum nedir? Bu soruları cevaplayarak her izleyicinin şu anda hangi finansal sınıfta bulunduğunu tespit edebileceğini düşünüyorum.

Yazının girişinde de belirttiğim gibi çoğu insan en üst 2 finansal sınıfta olmayı hayal ediyorlar. Kısacası zengin olup da hayallerindeki evde oturabilecek durumda olmak ya da hatta daha fazlası. Şu konuda eminim disiplinli bir şekilde çalışarak tasarruf ederek ve akıllı yatırımlar yaparak 5 ile 10 sene arasında kesinlikle bir tane finansal sınıf yükselmek bence mümkündür. Fakat eğer şu anda alttaki 3 finansal sınıfların birinde iseniz kısa zamanda ve kolaylıkla en üstteki 2 sınıfa ulaşabilme şansınız çok düşüktür. Bu konuda kendimize genel olarak şu soruyu sormalıyız, o en üst 2 sınıfa girebilmek için o kadar çok uğraşmak ve ter dökmek değer mi? Bu yüzden şimdi belki biraz felsefi ama bence çok önemli bir soruya cevap arayacağız.

Mutlu bir hayat için ne kadar paraya ihtiyacımız var?

Bu konu hakkında bence doktora tezi yazmak mümkündür ve 5 ile 6 dakikada detaylı ve kesin bir cevap vermek çok zordur. Bu yüzden sizlere kısaca bu konu hakkında yapılan bir bilimsel araştırmanın sonuçlarını özetleyeceğim ve her zamanki gibi araştırmanın linkini yazının açıklama bölümünde bulabilirsiniz.

Fakat bu soruya kesin bir cevap bulmanın neredeyse imkansız olmasının nedeni şudur, mutluluk. Çok öznel bir şeydir ve bir insanın bireysel hayat tarzına, düşüncelerine, isteklerine, karakterine ve hayattan beklentilerine bağlıdır. Fakat şimdi gelelim daha önce bahsettiğim araştırmaya. Amerika da 2009 ve 2010 yılında princeton üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, para ve mutluluk arasındaki bağlantı araştırıldı.

Bu esnada mutluluk 2 kategoriye ayrılmış bir imajı var beyin yani günlük duyguların bazındaki mutluluk ve 2 life value için, yani insanların kendi hayatlarını biraz daha genel ve uzun vadeli şekilde değerlendirmeleri. Araştırmada insanların yıllık gelirinin bu 2 mutluluk kategorileriyle bir bağlantısının olup olmadığı araştırıldı. Sonuçlar bence baya ilginç 2 faktör ve insanların kendi hayatlarının değerlendirmesi arasında pozitif bir ilişki tespit edildi.

Bu 2 faktör eğitim seviyesi ve yıllık gelir. Kısacası eğitim seviyesi ve yıllık gelirleri daha yüksek olan katılımcılar genel olarak kendi hayatlarını daha iyi olarak değerlendirmişler. Fakat günlük duygusal mutlulukla yıllık gelir arasında o kadar güçlü bir bağlantı tespit edilmemiş, insanlar günlük mutluluklarını mesela sağlıklı ve sosyal yönden zengin bir hayat pozitif etkilerken, yalnızlık, stres ve korku gibi faktörler negatif etkilemiş. Kısacası zengin olsanız da yalnız ve stresli bir hayatınız varsa. Büyük olasılıkla yine de mutsuz olacaksınız dır. Fakat araştırmacılar başka bir ilginç bağlantı daha tespit etmişler. Negatif faktörlerin etkileri daha düşük yıllık gelirle artıyor. Bu demektir ki eğer yıllık geliriniz düşükse ve şu anda en alttaki 2 finansal sınıfta yapsanız daha çok para sizi daha çok mutlu edecektir ve hayat kalitenizi arttıracaktır. Hatta bu araştırmada yıllık gelirin artmasıyla mutlulukta ki artışın bağlantısı için bir sınır bile tespit edilmiş 75000 $ yani Amerika’da eğer yıllık geliriniz 75000 $ sa daha çok para sizi daha çok mutlu etmeyecektir ama tabii ki sizlere kişisel finans piramidi için söylediklerim bu araştırmanın sonuçları için de geçerlidir.

New york taki 75000 $ amerika’nın ufak bir kasabasındaki 75000 dolarla aynı değildir. Fakat pahalı şehirlerde genel olarak yıllık gelirler de daha yüksektir. Bu sonuçları genel olarak değerlendirirseniz. Yılda 75000 $ kazanan bir insan, eğer parasını bilinçli bir şekilde harcarsa ve akıllı yatırımlar yaparsa amerika’da büyük olasılıkla şu 2 finansal sınıfın birinde bulunur. Lokantada finansal, hürriyet ya da tatilde finansal hürriyet. Bence bu yaptığımız tespit türkiye için de geçerli.

Öyledir yani finansal yönden belli bir seviyeye ulaştıktan sonra mutlu bir hayat için başka faktörler paradan daha çok önem kazanıyor. Kısacası zengin olmayı hayal etmek yerine, kendi finansal durumumuzu ve şu anki imkanlarımızı iyi bir şekilde değerlendirerek kendimize mantıklı finansal hedefler koymalıyız ve kendimize bir yol haritası çizmeliyiz. Yazının başında sizlerle kendi hedeflerimi paylaşacağımı söylemiştim. Şu anda ben kendimi mutlu bir hayatın mümkün olduğunu ve başka faktörlerin mutluluğumun ve hayat kalitemi paradan daha çok etkilediği bir finansal durumda olduğumu söyleyebilirim.

Fakat bu her zaman böyle değildi. 2016 yılında ikimiz de öğrenciyken eşimle evlendiğimizde maaştan maaşa yaşanan finansal sınıftaydık ve o zamandan bugüne en az 2 finansal sınıf yükseldik. Uzun vadede eğer bir tane finansal sınıf daha yükselebilirseniz bu bence tamamen yeterlidir. Fakat kısa sürede büyük tane finansal sınıf yükselebilmek için asla yüksek risklere girmem. Çünkü daha önce de gördüğümüz gibi şu alt sınırın altına düşmenin hayatımızda yaratacağı negatif etkiler. Üst sınırın üstüne çıkmanın hayatımızda yaratacağı pozitif etkilerden daha yüksektir.

Bu yüzden genel olarak sizlere şu tavsiyeleri verebilirim, eğer maaştan maaşa yaşayan finansal sınıfta insanı kesinlikle önümüzdeki yıllarda bir tane finansal sınıf yükselmek için elinizden geleni yapmalısınız. Çünkü bulunduğumuz finansal durum kesinlikle hayatınızda şu anda negatif etkiliyor. Dur bu yüzden eğer varsa borçlarını ödemeye odaklanmalısınız. Eğer işsizsiniz iş bulmalısınız ve eğer işiniz varsa aylık gelirinizi önümüzdeki yıllarda yükseltmek için yollar bulmalısınız ve son olarak gereksiz giderleri düşürerek tasarruf imkanları tespit etmelisiniz.

Sizi hiçbir insan bulunduğu finansal sınıftan alarak daha yüksek finansal sınıflara yükselmeyecektir. Bunun sorumluluğu tamamen kendinizdedir ve bunu başarmış birisi olarak kesinlikle şunu söyleyebilirim, eğer ruhsal ve fiziksel sağlığınız yerindeyse ve 60 yaşın altındaysanız. Bunu birkaç senede başarmak o kadar da zor değildir. Bu sınıfta bulunan insanlar için gelecekte 2-3 tane ayrı yazıyı planlıyorum. Eğer markette finansal hürriyeti kazanmış insanların sınıfındaysanız, aslında şu anda iyi bir finansal durumdasınız ve belli bir altyapımız mevcuttur. Size tavsiyem sermayemizi korumanızdır ve sizi maaştan maaşa yaşayan insanların sınıfına düşme riskine sokacak işlerden uzak durmanızdır, sermayeniz mesela enflasyona karşı korumalısınız, ve akıllı yatırımlarla belki çok yüksek olmayan fakat sabit ve emniyetli getiriler elde etmelisiniz.

Önümüzdeki yıllarda bir finansal sınıf yükselmeyi başarırsanız bu sizin hayatınızı ve mutluluğumuzu pozitif etkileyecektir. Bu yüzden size bu hedefi benimsemeyi tavsiye ederim. Çünkü disiplinli bir şekilde çalışırsanız önümüzdeki 5 ile 10 sene içerisinde bu hedefe ulaşmanız kesinlikle mümkündür. Sermayeniz çok yüksek olmadığı için şahsen genel olarak çok riskli yatırımlar tavsiye etmem.

Bu yüzden siz aylık gelirini yükseltmeyi odaklanmalısınız. Bunu eğitimler alarak ya da ek işlerle başarabilirsiniz ve ayrıca tasarruf imkanları da sizin için çok önemlidir. Eğer lokantada ya da tatilde finansal hürriyetini kazandıysanız maddi yönden mutlu bir hayat yaşamamız açısından hiçbir engel yoktur. Tabii ki sizin hayata bakışınız ve beklentileriniz de önemlidir bu konuda. Fakat şu konu hakkında ciddi bir şekilde düşünmelisiniz. Daha çok para kazanmak için sosyal hayatınızdan ve sağlığınızdan taviz vermek sizin durumunuzda gerçekten mantıklı mı?

Hatta siz ayrı finansal hedefler ve stratejiler hakkında kafanıza yorabilirsiniz. Mesela 10 sene içerisinde para kazanmak için haftada 40 yada 50 saat boyunca çalışmak zorunda olmayacak bir finansal durumda olabilmek, böylelikle hayatınızda gerçekten mutluluk katan şeylere zamanınızı ayırabilirsiniz. Tüm dünyada sizin finansal sınıfınızda bulunan binlerce insan faktör diye bir metodu uygulayarak bu hedefe ulaştı. Ya da ulaşmak için çalışıyor. Bu konu hakkında ayrı bir yazı gelecek. Genel olarak yatırım konusunda odaklanmanız gereken en önemli şeylerden biri ve şu anki hayat standardını korumaktır.

Bu yüzden mesela gelecek için ve emekliliğinizin için mantıklı yatırımlar yapmalısınız. Mesela pasif yatırım stratejisini uygulayarak bunu yaptıktan sonra daha paranız artıyorsa artan paranın belli bir kısmını daha riskli yatırım stratejileri ile değerlendirmeye çalışabilirsiniz. Mesela aktif yatırım stratejileri ile. Bu Yazının konusu bence çok önemlidir ve umarım birçok takipçim bu yazıyı sonuna kadar okur.

Herkes zengin olmak zorunda değildir. Fakat genel olarak birçok insan için doğru hedefler ve yöntemlerle ve biraz disiplin ve zamanla mutlu bir hayat için yeterli olacak bir finansal duruma ulaşmak mümkündür.

Bu Yazının amacı size şu konularda desteklemekte, bir kendi finansal durumunuzu değerlendirmekte, 2 doğru finansal hedefler koymakta ve üç kendiniz için kişisel finans konusunda genel bir yol haritası çizmekte.

Peki yazı gerçekten amacına ulaştı mı? Yazının altına kesinlikle yorumlarınızı bekliyorum bir dahaki yazıda görüşmek dileği ile.

Yorum Yaz

5 + 1 =