Borsa’da Risksiz Kazanç Elde Etmenin Yolları

Borsada yatırım yaparken çok basit bi yöntemle girdiğiniz riski düşürürken getirinizi yükseltebilirsiniz. Bu bahsettiğim yöntem tüm dünyada profesyonel yatırımcılar tarafından uygulanıyor. Çünkü yüzlerce bilimsel araştırmalarda, gerçekten bu yöntemle yatırım riskini düşürürken, beklenen getiriyi artırmanın mümkün olduğu kanıtlandı.

Bu yöntem daha önce bahsettiğim pasif yatırım stratejisinin altyapısıdır ve sizde bir bireysel yatırımcı olarak kolaylıkla uygulayabilirsiniz. Bu yüzden size bu yazıda profesyonel yatırımcıların en önemli yatırım sırlarından biri olan, portföy teorisini elimden geldiği kadar basit bir şekilde anlatacağım.

Bu teori maalesef üniversitelerde çok matematiksel bir şekilde anlatılıyor. Fakat aslında para kazanan her insanın bu bilgileri öğrenmesi gerekiyor bence. Çünkü hayatımızda verdiğimiz bütün finansal kararlara bağlı riskler vardır ve size öğreteceğim bu yöntemle, daha mantıklı yatırım kararları verebileceğinizden eminim.

Portföy teorisi 1952 yılında Harry Markowitz tarafından geliştirildi. 1990 yılında Harry Markowitz bu çalışmaları için ekonomi alanında nobel ödülünü kazandı. Üniversitelerde bu teori genellikle zor şekilde öğretiliyor. Fakat ben size şimdi portföy yönetimine pratik ve basit bir örnekle anlatacağım.

Borsada Risksiz Kazanç Elde Etmenin Yolları

Murat Youtube’daki para ustası kanalını takip ediyor ve biriktirdiği parasını borsaya yatırmak istiyor. Para ustası kanalının sahibi bir türlü borsada hangi hisse senetlerine yatırım yapacağını anlatmadığı için, Murat sinirlenip bu kanalı takip etmeyi bırakıyor ve başka kaynaklardan temel analiz yapmasını vs öğreniyor.

2020 Yılının ocak ayında THY hisse senedini analiz ediyor. Murat küreselleşmeden dolayı uluslararası seyahatin daha çok artacağı kanaatinde ve THY hisse senedini fiyat kazanç oranı bazında ve aslında tam anlayamadığı bir metodu kullanarak analiz ediyor ve hisse senedine son 3 yılda biriktirdiği 50.000 tl’yi yatırıyor.

Thy hisse senedinin fiyatı ocak ayının ortasında yaklaşık 15 tl olduğu için Murat 3.333 hisse senedi satın alıyor ve hepimizin yaşayıp gördüğü gibi sonrasında küresel bir kriz yaşandı ve Murat’ın 50.000 tl’lik yatırımın değeri sadece 2 ay içerisinde 25.867 tl ye düştü.

Kısacası Murat parasının neredeyse yarısını kaybetti. Son 3 ayda yaşadığımız kriz ve uluslararası borsaların çöküşü, kesinlikle sistematik risklerdi ve bu esnada neredeyse her yatırım aracı değer kaybetmişti. Fakat Murat tüm parasını sadece Türk Hava Yolları’na yatırarak şu risklere girmiştir.

1 Sistematik risk, yani mesela 2020 yılında yaşadığımız türden bir kilit çıkma riski, 2 Türkiye ekonomisiyle alakalı riskler, 3 havayolları ve turizm sektörlerinin riskleri ve 4 sadece YHY şirketine bağlı olan riskler. Ve şu anki yaşadığımız krizden turizm ve havayolları sektörleri ciddi bir şekilde etkilendikleri için, Murat bu kadar çok para kaybetmiştir. Kısacası tüm paranızı sadece bir tane şirketin hisse senedine yatırırsanız. Yüksek sayıda risklere giriyorsunuz ve öngörüsü çoğunlukla mümkün olmayan gelişmelerden dolayı yatırımınız ciddi değer kaybına uğrayabilir.

Risk Oranı Düşük Yatırım Araçları

Şu anki krizden daha az etkilenen sektörler de var. Mesela gıda sektörü, peki eğer Murat parasını sadece THY şirketinin hisse senedi yerine mesela, bi 100 endeksi bazında bir borsa yatırım fonu’na yatır saydı. Ne olurdu?

Sonuçta bi 100 endeksinde çeşitli sektörlerden 100 tane şirket var. Eğer Murat. 15/1/2020 de bi 100 endeksinde 50.000 tl yatırmış olsaydı, aynı zaman diliminde sadece yaklaşık 15.100 tl zarar etmiş olurdu. Kısacası zararı yüzde 48,5 yerine yüzde 30,21 yüksekliğinde olurdu. Peki Murat parasının sadece biz 100 endeksine yatırmış olsaydı hangi risklere girmiş olurdu? Çeşitli şirketlere ve sektörlere para yatırdığı için, tek bir şirketin ya da sektörün risklerine maruz kalmış olmuyor. Ve bu yüzden de daha az para kaybederdi.

Fakat sadece biz 100 endeksinde para yatırarak Türkiye ekonomisinin riskine ve bir 100 endeksi Türkler aslında işlem gördüğü için Türk lirasının döviz riskine yüzde 100 maruz kalmış oluyor ve hele ki şu anki krizde Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler daha büyük problemler yaşıyorlar.

Fakat genel olarak gelişmiş ülkelere bağlı da çeşitli riskler vardır ve bu yüzden sadece bir tane ülkeye yatırım yapınca da gereksiz risklere girmiş olursunuz. Demek ki Murat yatırımlarında çeşitli ülkelere dağıtması gerekiyor. O zaman bir de Murat’ın ms word bazında bir borsa yatırım fonuna yatırım yaptığından yola çıkalım.

Murat miat endeksine yatırım yaparak parasını 23 gelişmiş ülkedeki 1.600 şirketin hisse senetlerine dağıtıyor ve bu durumda Murat tl bazında sadece yaklaşık 12.430. Tl zarar ederdi. Yani yüzde 24,86 msb var endeksinin dolar bazında olması da bir yönden Murat’ın yatırımını Türk lirasının değer kaybına karşı korunmuş oluyor. Fakat enflasyona karşı paranızı nasıl kurabileceğinizi ayrı bir yazıda detaylı bir şekilde anlatacağım. Eğer sadece hisse senetlerine yatırım yapacaksanız MS gol endeksinden daha düşük riskli olan çok az yatırım alternatifleri bulabilirsiniz.

Fakat portföy teorisinde risk yönetimi açısından çok daha düşük riskli yatırım yapmak da mümkündür. Eğer Murat sistematik risk esnasında bile yüzde 25 oranında zarar etmek istemiyorsa, portföy riskinin daha fazla düşünmemeliyiz. Hisse senetleri mesela yüksek dereceli devlet tahvillerinden daha risklidirler. Fakat uzun vadede hisse senetlerinin getirileri de daha yüksektir. Altını bir portföyde sistematik risklere ve enflasyona karşı bir sigorta olarak kullanmanın mümkün olduğunu da söyleyebilirim.

Yatırım yaparken aslında sizin finansal durumunuzu risk toleransını, hedeflerinizi vs analiz ederek, sizin risk profilinize ve bireysel ihtiyaçlarınıza uygun bir portföy oluşturulması gerekiyor. Ve son olarak Murat arkadaşımızın şu şekilde yatırım yaptığından yola çıkalım. Yüzde 33 mhz var bazında borsa yatırım fonu. Yüzde 33 gelişmiş ülkelerdeki yüksek dereceli tahvillere yatırım yapan bir borsa yatırım fonu ve son olarak yüzde 33 altın hesabımda kullandığım borsa yatırım fonlarını, reklam olmasın diye hele ki yatırım tavsiyesi olarak algılanmaması için açıklamıyorum.

Evet bu durumda Murat sadece 1260 tl zarar ederdi. Yani yüzde 2,52 gördüğünüz gibi konu yatırım ve borsa olunca risk ve risk yönetimi çok önemlidir. Bir şeye yatırım yapmadan önce kesinlikle paranızı ne tür riskler aldığınızı bilin ve bu risklerin yönetiminin nasıl yapıldığını da bilmelisiniz. Zaten borsada bilinçli bir yatırımcı ile kumar oynayan bir amatörün arasındaki en büyük fark şudur, bilinçli yatırımcı neye yatırım yaptığının, neden yatırım yaptığını ve hangi risklere girdiğin her zaman farkındadır.

Hisse senetlerinin uzun vadede beklenen getirileri, devlet tahvillerinden daha yüksektir. Fakat hisse senetleri aynı zamanda daha risklidirler, iyi dereceli devlet tahvillerinin getirileri daha düşüktür. Fakat riskleri daha düşüktür. Bu yüzden eğer bir yatırımcı bireysel durumundan ya da finansal planlarından dolayı daha az riske girmek istiyorsa, portföyünde tahvil oranı daha yüksek tutması gerekiyor.

Fakat eğer bir yatırımcı uzun vadede yüksek getiri elde etmek istiyorsa ve risk toleransı yüksekse portföyünde hisse senedi oranının yüksek tutması mantıklı olur. Portföy teorisini uygulayarak bilimsel araştırmaların bazında düşük riskli yatırım yapmak mümkündür. Bu konudaki verdiğim örnekler bu yatırıma Murat etkisinin çok basitleştirilmiş uygulamasıdır.

Gerçekte çok daha derin risk yönetimi yaparak mesela hisse senedi portföyünüzü ms word’den daha fazla ve derin çeşitlendirebilirsiniz.

Aynı örnekteki sadece devlet tahvillerinden oluşturduğumuz portföyün emniyetli parçası ve sadece altından oluşturduğumuz sigorta parçası için de geçerlidir. Bu portföy çeşitlendirmesini sonuna kadar yaparsanız en düşük riski en yüksek getiriyi sağlayan, etkin portföyleri oluşturursunuz. Etkin portföylerde bahsediyorum, çünkü sadece bir tane etkin portföy yoktur. Daha önce de söylediğim gibi bireysel risk toleransına göre çeşitli hisse senedi ve tahvil oranları varır. Fakat bu oranı tespit ettikten sonra ve portföy çeşitlendirmesini sonuna kadar yaptıktan sonra, kendi etkin portföyünüzü oluşturabilirsiniz ve ideal durumda ömür boyunca bu portföye her ay para yatırarak borsada kazanırsınız.

En düşük riskle en yüksek getiriyi elde edebiliyorsunuz ve her paraya ihtiyacınız olduğunda, mesela portföyün belli bir kısmını nakite çevirebiliyorsunuz. Bu da daha önce sıkça bahsettiğim pasif yatırım stratejisidir. Kısacası bu stratejiyle portföyümüzdeki dalgalanmaları ve riski mümkün olduğu kadar düşünüyorsunuz ve uzun vadede sabit bir getiri elde etmeye çalışıyorsunuz.

Fakat dünyanın ve hele ki finans sektörünün ideal durumda olmadığı için, bunun ideal bir şekilde yapılmasının mümkün olmadığını tahmin edebiliyorsunuzdur. Bu stratejiyi uygulayabilmek için yurtdışı borsalarında işlem yapmanız gerekiyor ve bu maalesef Türkiye’deki Bireysel yatırımcı için sadece yüksek komisyonlarla mümkün oluyor.

Mesela ms word endeksine her ay 1000 tl yatırırsanız ve her işlem için 15 $ komisyon ödersiniz. Şu anki döviz kuru bazında gider oranının yaklaşık yüzde 10 olur. Kısacası sadece giderlerini karşılayabilmek için, ilk önce yüzde 10 oranında kâr etmelisiniz. Yatırılan para yükseldikçe gider oranı düşüyor ve bu yüzden yüksek miktarlarla yatırım yapmak isteyen insanlar için pasif yatırım stratejisi Türkiye’de daha uygundur.

Pasif yatırım stratejisi hakkında özel bir yazı serisi yayınlamayı düşünüyorum ve bu yazı serisinde pasif yatırım stratejisini daha detaylı analiz edeceğim ve çeşitli yatırım bütçeleri için tavsiyeler vereceğim. Düşük gelirli insanlar için mesela devlet destekli bireysel emeklilik sistemini de bir alternatif olarak görebiliriz.

Türkiye’de yaşamadığım için bu sistemle tecrübem olmadı. Fakat koşullarını vs. Kısaca inceledim. Devlet destekli olmasının avantajları olsa da maalesef bazı dezavantajları da var. Bu yüzden daha pratik yazılara başlayınca, Türkiye’nin bireysel emeklilik sistemini daha derin analiz etmeyi ve düşüncelerimi sizlerle paylaşmayı planlıyorum. Fakat yine tekrarlıyorum, her duruma uygun genel bir portföy, ya da uygulama yoktur borsada.

Bu yüzden her bireysel yatırımcının olay rantına, hedeflerine ve durumuna uygun stratejiler geliştirilmesi gerekiyor. Yani bu işin usulü budur. Bu yüzden sizden ricam sabırlı olup uygulamaya geçmeden önce kesinlikle gerekli ve size öğreteceğim temel bilgileri öğrenmeye odaklanmanız önemlidir.

Yavaş ilerliyoruz. Fakat bence yavaş ama emin adımlarla ilerlemek örnekteki Murat arkadaşımız gibi aceleci olup da para kaybetmekten daha iyidir. Gördüğünüz gibi borsa, finans ve ekonomi hakkında öğrenebileceğiniz ve öğrenmemiz gereken çok şey var ve aslında bu şeyler basit anlatılırsa herkes anlayabilir.

Pasif yatırım stratejisi bireysel yatırımcı için en temel ve basit yatırım stratejisi olsa da bu stratejiyi uygulayabilmek için belli bir finansal durumda olmanız şart. Ancak her ay tüm giderlerinizi ödedikten sonra belli bir miktar para kalıyorsa ve beklenmedik durumlar için, mesela 6 aylık giderlerinizi karşılayabileceğiniz bir acil durum birikimini oluşturduktan sonra bu stratejiyi uygulamanızı tavsiye ederim.

Bir dahaki yazımda size geliştirdiğim kişisel finans, ya da finansal sınıf piramidinin tanıtacağım ve her finansal sınıf için kısa tavsiyeler vereceğim, ve her sınıfa uygun yatırım stratejileri tespit edeceğim. Bu yüzden bir dahaki yazımı kesinlikle kaçırmayın.

Yorum Yaz

− 1 = 1